
ABD Donanması, Raytheon’un StormBreaker akıllı mühimmatının F/A-18E/F Super Hornet taarruz savaş uçağında operasyonel kullanım için onaylandığını açıkladı. Onay, deniz havacılığı birimlerinin hassas vuruş kapasitesini artırmayı ve zorlu hava koşullarında hareketli hedeflere etkin müdahale imkânı sağlamayı amaçlıyor.
Raytheon’un açıklamasına göre StormBreaker, hem kara hem deniz üzerindeki hareketli ve sabit hedefleri her türlü hava koşulunda vurabilen tek operasyonel akıllı silah konumunda. Kompakt boyutu, tek bir uçağın daha fazla silah taşımasına olanak tanıyor ve görev sırasında vuruş kapasitesini artırıyor.
Raytheon Hava ve Uzay Savunma Sistemleri Başkanı Sam Deneke, “Super Hornet, Donanma’nın hava muharebe stratejisinde kritik bir rol oynuyor ve StormBreaker ile donatılması, tüm hava koşullarında hassas vuruş imkânı sağlayarak uçağın etkinliğini artırıyor. StormBreaker’ın hassasiyeti ve çok yönlülüğü, operatörlere en zorlu ortamda üstünlük sağlıyor ve görevlerini tamamlayıp güvenli bir şekilde üslerine dönmelerini garanti ediyor.” dedi.

Operasyonel entegrasyon ve geçmiş kullanım
ABD Donanması, mühimmatı daha önce Super Hornet platformuna entegre etmeye başlamış ve 2023 yılında StormBreaker taşıyan ilk ABD Donanması uçağı Super Hornet olmuştu. Yeni onay, sistemin filonun tamamında operasyonel kullanım için gerekli değerlendirme adımlarını tamamladığını doğruluyor.
Teknik özellikler ve görev yetenekleri
StormBreaker, Küçük Çaplı Bomba II olarak da bilinen, ağ bağlantılı bir hassas silah olup, kızılötesi görüntüleme, milimetre dalga radarı ve yarı aktif lazer rehberliği içeren üç modlu bir arayıcı ile donatılmıştır. Bu kombinasyon, mühimmatın sis, duman, yağmur veya muharebe alanındaki engeller üzerinden hedefleri tespit etmesini ve hareketli hedeflere karşı doğruluğunu korumasını sağlıyor.
Mühimmat, uçaklardan veya kara kontrolörlerinden uçuş sırasında hedefleme güncellemeleri alabiliyor ve operatörlerin salımdan sonra vuruş planlarını değiştirmesine imkân tanıyor. Bu yetenek, zaman açısından hassas hedeflere müdahaleyi destekliyor ve önceden programlanmış koordinatlara bağımlılığı azaltıyor.

Stratejik avantajlar
Operasyonel açıdan sistem, gemi tabanlı uçakların optimal hava koşulu veya sürekli görsel temas gerektirmeden hedeflere saldırmasını mümkün kılıyor. Hareketli tehditlere mesafeli vuruş imkânı sağlayarak, uçakların uzun süre savunmalı hava sahasında kalma ihtiyacını azaltıyor.
StormBreaker, halihazırda F-15E Strike Eagle’de operasyonel kullanım için onaylanmış durumda ve F-35A, F-35B ve F-35C savaş uçağı modellerine entegrasyonu devam ediyor. Birden fazla uçak tipinde uyumluluğun genişletilmesi, ortak hassas mühimmat kullanarak, ortak kuvvetler arası birlikte çalışabilirliği artırıyor.
Kaynak: SavunmaSanayiST.com / defence-blog


