Bölgesel Gerilimlerden Yeni Konsepte: Döngüsel Savaşlar Çağı

SSST_800X144_TAYFUN

Bu dönem süreli savaşların sonu diyebileceğimiz bitmeyen, yer değiştiren savaşlar silsilesi, süreklilik kazanan yeni bir öğreti. Savaşın doğası değişmez ama karakteri sürekli evrilir. Bugün yaşadığımız dönüşüm de tam olarak bu kırılmanın sonucudur. Savaş artık belirli bir başlangıç ve bitişi olan bir olay değil; coğrafya değiştirerek devam eden, kendini yeniden üreten döngüsel bir sistemdir.

Rusya-Ukrayna savaşının ardından İsrail’in Gazze’ye dönük yoğun saldırıları ve nihayetinde Ortadoğu’yu bir kriz coğrafyasına dönüştüren İran- İsrail- ABD geriliminin yüksek bir yoğunlukla devam ediyor olması yeni tanım ve süreçleri de beraberinde getirdi.

STM Banner

Bu savaşların ve çatışmaların özellikle teknoloji merkezli yeni nesil savaş araçlarının test edilmesi içinde bir ortam oluşturduğunu ifade etmek gerekecektir. Savaşın tarafları, tarafların ekonomik ve teknolojik yeterlilikleri, insan kaynağı ve araçsal envanterleri gibi birçok karma durumla şekillenen yeni nesil savaş sistematiğini doğru anlamak ve anlamlandırmak gereklidir.

Bu savaşların Türkiye’nin etrafında yaşanıyor olması özellikle son yılların Savunma Sanayi girişim ve politikalarının etkinliğinin ölçülmesi adına ne kadar kıymetli olduğunu ifade etmek gerekecektir.

Teknolojinin gelmiş olduğu nokta, dünyadaki refah artışı, devlet bütçelerinden savunmaya ayrılan paylardaki artış, jeopolitik gerilimler, küresel dengeler ve diğer birçok unsur bir arada düşünülünce dünyanın bir süredir farklı bölgelerinde devam eden savaşlar yayılmakta ve tekrar eden bir nitelikte döngüsel bir hale dönüşmektedir.

 

Bir yerde başlayıp bitmeyen ancak sönümlenen savaş ve çatışmanın başka bir yerde başlamasıyla tekrarlayan yeni savaşlarla dünya üzerinde süreklilik taşır bir hale gelmesi, savaş ekonomisini canlı tutmasıyla beraber döngüselliği de içerisinde barındırıyor.

Finansal kaynakların savaş ve savunma sektörlerine yoğunlaşmasıyla beraber hem yeni ürünlerin pazara girişi hem de stokların tüketiliyor olması tüm dinamikleri hem zorlayıcı hem de yenileyici bir karaktere doğru yönlendiriyor.

Özellikle 2025 ve 2026 yılındaki gelişmelere baktığımızda savunma sanayiinde “platform merkezli” düşünceden “ağ-merkezli, çok katmanlı, yüksek tüketimli harp ekonomisi” anlayışına geçişin hızlandığını görüyoruz. Yani artık tek tek uçak, tank ya da gemiden çok; Balistik ve hipersonik/süpersonik füzeler, hava/missile savunma katmanları, dron sürüleri, elektronik harp, stok dayanıklılığı ve seri üretim kapasitesi öne çıkmaya başladı.

Dark Eagle hipersonik füzeFirmalar bir taraftan envanter bazlı üretim yapmak durumundayken diğer taraftan yeni savaş dinamiklerinin ortaya çıkardığı güncel ve ani ürünleri geliştirip sisteme entegre etmeyi zorunlu kılmaktadır.

Bir taraftan savaş ortamında savaşan taraflar karşılık atışlarla envanterlerini tükettiklerinden diğer taraftan tükenen ürünün yerine yenisi koyabilmenin zamanı ve maliyeti üzerinde ciddi bir stres yaşamaktadırlar.  Günümüzün savaş doktrini sadece savaş esnasında hedef vurmakla değil kullandığınız malzemeyi yerine koyup koyamama beceriniz ile de yüksek düzeyde ilişkilidir.

Savaş katmanının uzun menzilli ve havadan yoğun temelli devam ediyor olması nedeniyle küresel üretim aksı bu savaş tarzının ihtiyaçlarına odaklanmışken olası bir kara ve deniz taarruzu durumunda başka konular ve başka kavramlar üzerine konuşuyor olarak bulabiliriz kendimizi.

İran Savaşı’nın ABD’ye 2 günlük faturası 5,6 milyar dolar

İran – İsrail ve ABD savaşının bize sahada gösterdiği yeni durumlarda mevcut. İran’ın topografyayı bir kalkan ve sığınak olarak kullanma becerilerinin ne denli yüksek olduğu görülüyor. Son dönemdeki analizlere bakınca sertleştirilmiş altyapı ve yeraltı ağlarının değer kazanması ön plana çıkıyor. İran’ın dağ/tünel altyapısı ile füze-dron ağını dağıtık ve dayanıklı tutabildiğini; buna rağmen hava savunması baskılandığında yüksek teknolojili hava güçlerinin daha ucuz mühimmatla derin taarruza geçebildiği vurgulanıyor. Bu yüzden hem saldıran hem savunan taraf için “yeraltı lojistiği, mobil lançer, dağınık üretim ve sahte hedef” artık merkeze yerleşmiş vaziyette.

Şu an dünyada yaşanan gelişmeler yeni bir şok dalgası olarak savunma harcamalarını artıracaktır. Mevcut savaş koşullarının çok katmanlı yapısını doğru analiz edip, pazara hızlı ürün üretebilen ekosistemler kısa vadede daha cazip hale gelebileceklerdir. Ama orta ve uzun vadede Türkiye gibi yükselen oyun kurucuların kurmuş olduğu ekosistem dinamikleri yeni bir kazanım ve değer zincirini tetikleyecektir.

neşter 2
Döngüsel Savaşlar Çağı olarak adlandırdığım bu dönemin dinamik ve kırılgan yapısını doğru analiz etmemiz gerekiyor. Daha önce bu köşede Silahlanma Pandemisi olarak ifade ettiğim kavramın bir adım sonrası olarak tanımlayabileceğim Döngüsel Savaş hali savaş sosyolojisi bağlamında da yeni durumların ortaya çıkmasını tetikleyebilecektir.


Kaynak: SavunmaSanayiST.com

savunmasanayist-banner   arca savunma
Başa dön tuşu