Türkiye’nin Nakliye Filosu Bulmacası

SavunmaSanayiST.com Genel Yayın Yönetmeni Anıl Şahin, Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nda Türk Hava Kuvvetleri’nin mevcut askerî nakliye uçağı filosunu ve gelecekte gündeme gelebilecek tedarik seçeneklerini değerlendirdi. Şahin, C-130 filosundaki olası küçülmenin ardından ilave A400M veya C-390 tedarikinin öne çıkabileceğini, Türkiye’nin en kritik ihtiyacının ise C-17 sınıfında stratejik nakliye uçağı olduğunu aktardı.

Türk Hava Kuvvetleri’nin askerî nakliye uçağı filosu, farklı taşıma sınıflarında görev yapan CN-235 (CASA), C-130 ve A400M uçaklarından oluşuyor.

STM Banner

CN-235’ler daha çok genel maksat ve ulaştırma görevlerinde kullanılırken C-130’lar taktik nakliye sınıfında filonun önemli unsurları arasında bulunuyor. Türkiye’nin program ortağı olduğu A400M ise yüksek taşıma kapasitesi ve geniş kargo bölümüyle filonun en büyük nakliye uçağı olarak görev yapıyor.

Ancak Azerbaycan-Gürcistan sınırında meydana gelen C-130 kazasının ardından bu uçakların uçuşlarının durdurulması, Türk Hava Kuvvetleri’nin nakliye filosundaki operasyonel yükün büyük bölümünün A400M’lere yönelmesine neden oldu.

C-130’ların yeniden uçuşa başlaması için Türk Hava Kuvvetleri tarafından yürütülen incelemelerin tamamlanması bekleniyor. Mevcut uçaklardan bazılarının yapısal durumları veya lojistik ihtiyaçları nedeniyle emekliye ayrılabileceği değerlendiriliyor.

C-130H_Turkey_2

İngiltere’den 12 C-130J gelecek

Türkiye, nakliye uçağı filosunu güçlendirmek amacıyla İngiltere’den 12 adet C-130J tedarik ediyor. Modernizasyon işlemlerinden geçirilecek uçakların ilk teslimatlarının bu yıl başlaması planlanıyor.

İngiltere’den alınacak uçaklar, Türk Hava Kuvvetleri envanterindeki C-130’lara göre daha yeni sistemlere ve daha yüksek taşıma kapasitesine sahip bulunuyor. Uzatılmış gövde yapısı da uçakların daha fazla personel ve yük taşımasına imkan sağlıyor.

Türkiye’nin mevcut C-130’ları ise daha önce TUSAŞ tarafından yürütülen ERCİYES Programı kapsamında aviyonik modernizasyondan geçirilmişti.

C-130

Yeni uçakların hizmete girmesiyle Türkiye’nin C-130 kullanmayı sürdüreceği, ancak mevcut filodaki bazı yaşlı uçakların kademeli olarak görevden ayrılabileceği öngörülüyor.

A400M filosunun operasyonel yükü arttı

Türk Hava Kuvvetleri envanterinde 10 adet A400M bulunuyor. C-130’ların aktif olarak kullanıldığı dönemde bu sayının mevcut operasyonel ihtiyaçları karşılayabildiği değerlendiriliyordu.

İngiltere’den gelecek 12 C-130J de dikkate alındığında yakın döneme kadar ilave nakliye uçağı tedarikine ihtiyaç olmadığı düşünülüyordu. Ancak C-130 uçuşlarının durdurulması, A400M filosunun daha yoğun kullanılmasına yol açtı.

A-Turkish-A400M

Somali ve Katar’daki görevler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışındaki faaliyetleri, savunma sanayii ürünlerinin teslimatı ve askerî yardım operasyonları nakliye filosunun üzerindeki yükü artırıyor.

A400M’lerin sürekli ve yoğun şekilde kullanılması ise uçakların hizmet ömrü ile bakım ihtiyaçları açısından ilave baskı oluşturuyor.

İlave A400M tedariki değerlendiriliyor

Türk Hava Kuvvetlerinin orta ve uzun vadeli nakliye uçağı ihtiyacının karşılanması için öne çıkan seçeneklerden biri ilave A400M tedariki olarak gösteriliyor.

Türkiye, A400M programında ortak üretici konumunda bulunuyor ve uçakların çeşitli yapısal parçalarını üretiyor. Bu durum, filonun büyütülmesi halinde Türkiye’ye üretim, bakım ve lojistik açıdan avantaj sağlayabilir.

A400M
Temsili

Yaklaşık 45 metre uzunluğa sahip A400M, 37 tona kadar faydalı yük taşıyabiliyor. Geniş kargo bölümü sayesinde zırhlı araçlar, helikopterler, personel ve farklı askerî teçhizatlar aynı platformla taşınabiliyor.

A400M ile iki adet T129 ATAK helikopteri taşınabilirken C-130’un kargo bölümünün ölçüleri bu görev için yeterli olmuyor. Bu nedenle nakliye uçaklarının değerlendirilmesinde yalnızca taşıyabilecekleri ağırlık değil, kargo bölümünün genişliği, yüksekliği ve yükleme altyapısı da belirleyici oluyor.

Türkiye’nin sıfır üretim A400M sipariş etmesinin yanı sıra kullanıcı ülkelerden ikinci el uçak tedarik etmesi de olası seçenekler arasında bulunuyor.

C-390 Millennium diğer güçlü seçenek

Brezilyalı Embraer tarafından geliştirilen C-390 Millennium da Türk Hava Kuvvetleri’nin muhtemel nakliye uçağı tedarikinde öne çıkabilecek platformlar arasında gösteriliyor.

C-390 Millennium

Turbofan motorlu C-390, taşıma kapasitesi ve boyutları açısından C-130J ile A400M arasında konumlanıyor. Yaklaşık 35 metre uzunluğundaki uçak, 26 tona kadar faydalı yük taşıyabiliyor.

C-390, A400M’den yaklaşık 10 metre daha kısa ve yaklaşık 11 ton daha düşük taşıma kapasitesine sahip. Buna karşılık uçak, taktik ve orta sınıf nakliye görevleri için daha kompakt bir seçenek sunuyor.

Platformun havada yakıt ikmali gerçekleştirebilen KC-390 konfigürasyonu da bulunuyor. İhracat başarısı giderek artan uçak, çok sayıda ülke tarafından tercih ediliyor.

Embraer - KC-390

C-130 filosunun küçülmesi halinde sıfır uçak tedariki için A400M ve C-390’ın öne çıkan iki alternatif olabileceği değerlendiriliyor.

C-27J, CN-235 ile C-130 arasında konumlanıyor

Leonardo tarafından üretilen C-27J Spartan, Türk Hava Kuvvetleri envanterindeki CN-235’ler ile C-130’ların arasındaki sınıfta yer alıyor.

C-27J, CN-235’e göre daha yüksek taşıma kapasitesi sunarken C-130’dan yaklaşık 7-8 metre daha kısa ve yaklaşık 10 ton daha az yük taşıyabiliyor.

CN-235-GÖREN

Taktik nakliye görevleri için geliştirilen uçak; personel, askerî yük ve hafif araçların taşınmasının yanı sıra hava indirme ve havada yakıt ikmali görevlerinde kullanılabiliyor. C-27J, Avrupa’daki çeşitli ülkelerle birlikte Azerbaycan tarafından da tercih edildi.

Ancak Türk Hava Kuvvetleri’nin mevcut ihtiyaçları açısından C-130 ve A400M birlikteliğinin daha geniş bir görev yelpazesi sunduğu değerlendiriliyor.

Türkiye’nin kritik ihtiyacı C-17 sınıfı uçak

Türkiye’nin nakliye filosundaki en önemli kabiliyet eksikliği, C-17 Globemaster III sınıfında yüksek kapasiteli bir stratejik nakliye uçağının envanterde bulunmaması olarak gösteriliyor.

C-17 Globemaster III

Mevcut A400M’ler ve üretimi devam eden diğer nakliye uçakları; Fırtına obüsü, Leopard 2A4 veya ALTAY ana muharebe tankı gibi ağır platformları taşıyabilecek kapasiteye sahip değil.

Türkiye, bu ihtiyacı ikili anlaşmalar kapsamında Katar Hava Kuvvetlerine ait üç C-17 Globemaster III uçağından yararlanarak karşılıyor.

C-17’nin üretim hattının kapalı olması ise yeni uçak tedarikini mümkün kılmıyor. Kullanıcı ülkelerin envanterlerindeki uçakları satmaya sıcak bakmaması ve ikinci el uçakların yüksek maliyeti de Türkiye’nin önündeki seçenekleri sınırlandırıyor.

Boeing C-17 Globemaster III

Rus yapımı ağır nakliye uçaklarının mevcut koşullarda Türkiye için uygulanabilir bir seçenek olmadığı değerlendiriliyor.

Yeni bir uluslararası proje gerekebilir

C-17 sınıfındaki stratejik nakliye uçağı ihtiyacı yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Dünya genelinde çok sayıda ülke, ağır askerî araçları ve yüksek hacimli yükleri uzun mesafelere taşıyabilecek uçaklara ihtiyaç duyuyor.

Bu ihtiyacın, F-35 programına benzer şekilde birden fazla ülkenin katılacağı yeni bir uluslararası konsorsiyum projesiyle karşılanabileceği değerlendiriliyor.

İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF)/C-17 Kargo Uçağı

Böyle bir platform geliştirilene veya ikinci el C-17 tedarik imkânı ortaya çıkana kadar Türkiye’nin Katar’a ait C-17’lerden yararlanmayı sürdürmesi bekleniyor.

Orta ve taktik nakliye sınıfında ise 12 C-130J ile 10 A400M’nin, mevcut C-130 filosunun önemli ölçüde küçülmesi hâlinde artan operasyonel yükü karşılamakta zorlanabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle Türk Hava Kuvvetleri’nin önümüzdeki dönemde ilave A400M, ikinci el A400M veya C-390 Millennium tedariki üzerinde durabileceği değerlendiriliyor.


Kaynak: SavunmaSanayiST.com

savunmasanayist-banner   arca savunma
Başa dön tuşu