
Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından düzenlenen SSB Kuantum Programı Tanıtımı kapsamında, Türkiye’nin kuantum teknolojileri alanındaki yol haritası, yeni projeleri ve iş birliği mekanizmaları kamuoyuyla paylaşıldı.
Programda; kuantum hesaplama, kuantum algılama ve kuantum haberleşme alanlarında yürütülen çalışmalar ele alınırken, savunma sanayiinin geleceğine yön verecek kritik projeler için de imzalar atıldı.
Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından düzenlenen SSB Kuantum Programı Tanıtımı; Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TÜBİTAK yöneticileri, üniversite rektörleri, akademisyenler ve savunma sanayii ekosisteminin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Kuantumda Hedef Teknolojik Bağımsızlık
Programda konuşan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, kuantum teknolojilerinin Türkiye için yalnızca yeni bir teknoloji alanı değil, aynı zamanda stratejik bir rekabet alanı olduğunu vurguladı.

Kuantum teknolojilerinin kriptolojiden optimizasyona, veri analizinden simülasyona, sinyal bağımsız navigasyondan hassas sensör teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede kritik kabiliyetler sunduğunu belirten Görgün, dünyanın bu alanda yoğun bir rekabet içerisinde olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin savunma sanayiinde birçok alana geç başlamasına rağmen yenilikçi yaklaşımlar ve çözüm odaklı Ar-Ge faaliyetleri sayesinde önemli başarılar elde ettiğini kaydeden Görgün, “Dünyanın yaptığı, uyguladığı sistematik yaklaşımları ve birtakım geçmişte bizden önce başlayıp yol katettiği unsurları tekrar ederek onların önüne geçemeyeceğimizi hep beraber kabul etmek zorundayız. Farklı stratejiler, farklı yol haritaları ve çevik yaklaşımlarla kendi önceliklerimizi gözeterek hareket etmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.
Haluk Görgün, Türkiye’nin savunma sanayiindeki mevcut konumuna da değinerek sektörün ulaştığı seviyenin önemli olduğunu ancak bunun yeterli görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Görgün, “Bugün savunma sanayiinde Türkiye, savunma sanayii ihracatı yapan ülkeler arasında 11. sırada. Azımsanacak bir sıralama değil. Ancak hem teknolojinin çok hızlı ilerlemesi hem geliştirdiğimiz sistemlerin üstüne katabileceğimiz unsurlar nedeniyle daha çok çalışmalı, daha çok gayret göstermeli, herkesten daha hızlı yerine koyabilmeli ve herkesten daha ucuz ve hızlı temin ve tedarik süreçlerini yönetebilmek zorundayız.” dedi.
Üniversite-Savunma Sanayii İş Birliği Genişliyor
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında yürütülen iş birliklerinin kapsamının genişletildiğini belirterek, “Önümüzdeki dönemde ASELSAN ve TUSAŞ‘ın yanında ROKETSAN, HAVELSAN ve TEİ ile de iş birliklerimizi daha da geliştirmeyi arzu ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik çalışmalara da değinen Özvar, bu yıl Ankara, Kırıkkale ve Hitit Üniversitelerinde Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler ön lisans programlarının öğrenci kabul edeceğini, ayrıca Kırıkkale Silah Sanayi İhtisas OSB bünyesinde kurulan Meslek Yüksekokulunun da faaliyete başlayacağını açıkladı.
KERTERİZ Projesi İçin İmzalar Atıldı
Programın öne çıkan başlıklarından biri, Navigasyon ve Denizaltı Tespiti Amaçlı Kuantum Manyometre Kullanımı ve Gösterimi Projesi oldu.

KERTERİZ adı verilen proje kapsamında, kuantum manyometre teknolojilerinin savunma alanında kullanımı hedefleniyor. Proje ile özellikle sinyal bağımsız navigasyon ve denizaltı tespiti gibi stratejik alanlarda yeni kabiliyetlerin kazanılması amaçlanıyor.
Kuantum algılama teknolojileri arasında yer alan kuantum manyometreler, manyetik alan değişimlerini son derece hassas şekilde ölçebiliyor. Bu kabiliyet sayesinde GPS gibi dış kaynaklı sinyallere ihtiyaç duymadan navigasyon yapılabilmesi ve denizaltıların oluşturduğu manyetik izlerin tespit edilmesi hedefleniyor.
Süper İletken Kuantum İşlemci Projesi İçin İmzalar Atıldı
Program kapsamında, Türkiye’nin kuantum teknolojileri alanındaki yerli ve milli kabiliyetlerini geliştirmeyi hedefleyen Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi için de imzalar atıldı.
ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütülecek projede TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME), Koç Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi paydaş olarak yer alıyor.
SSB Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanı Zübeyde Arslanoğlu, proje kapsamında süper iletken tabanlı kuantum işlemci geliştirilmesinin hedeflendiğini belirterek: “Kuantum alanında kısa dönem içerisinde kuantum işlemcilerinin geliştirilmesine yönelik süper iletken kuantum işlemci birimi kapsamında projemizi ASELSAN ile 19 Şubat 2026 tarihinde imzalamış bulunmaktayız.” ifadelerini kullandı.

Arslanoğlu, bugüne kadar kuantum hesaplama, algılama ve haberleşme alanlarında 16 projenin başlatıldığını belirtti.
Türkiye Kuantum Platformu Tanıtıldı
Program kapsamında Türkiye Kuantum Platformu da tanıtıldı.
STM koordinasyonunda hayata geçirilen platformun, Türkiye’de kuantum ekosistemini bir araya getiren, görünür kılan ve ortak hedefler doğrultusunda harekete geçiren bütüncül bir yapı olarak tasarlandığı belirtildi.
STM Kıdemli Lider Proje Mühendisi Fatma Didem Berk yaptığı açıklamada, “STM olarak hayata geçirdiğimiz Türkiye Kuantum Platformu, kuantum ekosistemini bir araya getiren, görünür kılan ve ortak hedefler doğrultusunda harekete geçiren bütüncül bir yapı olarak tasarlanmıştır.” İfadelerini kullandı.

Platformun geliştirme sürecinde İngiltere’nin UK Quantum yaklaşımı, Hollanda’nın Quantum Delta NL modeli, ABD’nin Ulusal Kuantum İnisiyatifi ve Türkiye’deki Siber Güvenlik Kümelenmesi tecrübesinin incelendiği aktarıldı.
Ayrıca platformun güvenlik testlerinin STM tarafından gerçekleştirildiği ve kurumsal kullanıma hazır hale getirildiği ifade edildi.
YÖK ile Stratejik İş Birliği Protokolü
Programda, Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü de imzalandı.
Protokol ile kuantum hesaplama, algılama ve haberleşme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, eğitim programlarının geliştirilmesi, araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir kuantum ekosisteminin oluşturulması hedefleniyor.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, savunma sanayiinde tam bağımsızlık için geleceğin kritik teknolojilerine yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.

Özvar, kuantum teknolojilerinde nitelikli insan kaynağının önemine dikkat çekerek, “Kuantum hesaplama, algılama ve haberleşme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini, eğitim programlarının geliştirilmesini, araştırma kapasitesinin güçlendirilmesini ve sürdürülebilir bir kuantum ekosisteminin oluşturulmasını hedeflemektedir.” İfadelerini kullandı.
Protokol kapsamında ön lisanstan doktora seviyesine kadar eğitim programlarının geliştirilmesi, mevcut programların güncellenmesi, sertifika programlarının oluşturulması, disiplinler arası eğitim içeriklerinin hazırlanması ve laboratuvar altyapılarının güçlendirilmesi öngörülüyor.
Kuantum Algoritma Yarışması İçin İmzalar Atıldı
Programda ayrıca SSB Kuantum Algoritma Yarışması için de imza töreni düzenlendi.
Yarışma kapsamında; bankacılık, finans ve haberleşme sektörlerinde faaliyet gösteren paydaş kuruluşların sağlayacağı örnek problemler üzerinden yarışmacıların kuantum algoritmalarıyla çözüm geliştirmesi hedefleniyor.
İmza törenine Turkcell, Türkiye İş Bankası, Türk Telekom, Kuveyt Türk, Yapı Kredi Teknoloji, IBM Türkiye, Bilişim Vadisi, TUSAŞ, Teknopark İstanbul, SSTEK, STM, HAVELSAN, ROKETSAN, ASELSAN ve TÜBİTAK temsilcileri katıldı.

Kuantumda Hedef Milli Kabiliyet
SSB Kuantum Programı ile Türkiye’nin kuantum teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltması, savunma sanayiinde yeni nesil kabiliyetler geliştirmesi ve küresel teknoloji yarışında daha güçlü bir konuma ulaşması hedefleniyor.
Program kapsamında kuantum hesaplama, kuantum algılama ve kuantum haberleşme alanlarında yürütülen projeler; üniversiteler, araştırma merkezleri, ana yükleniciler, teknopark firmaları ve genç araştırmacıların ortak katkısıyla geliştirilecek.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, bu yaklaşımı “Üniversitelerimizi, araştırma merkezlerimizi, ana yüklenicilerimizi, KOBİ’lerimizi, teknopark firmalarımızı ve genç araştırmacılarımızı aynı stratejik hedef etrafında buluşturuyoruz.” ifadeleriyle değerlendirdi.
Kaynak: SavunmaSanayiST.com


