BAE Niçin S-400’ü İstiyor?

İran’ın BAE’de konuşlu ABD üretimi AN/TPY-2 Erken Uyarı Radarı’nı imha etmesi, Abu Dabi’nin entegre hava ve füze savunma mimarisinde ciddi boşluklar oluşturdu. Çok kaynaklı tedarik stratejisiyle tanınan BAE’nin rotasında şimdi Rus yapımı S-400 Triumf var. Peki bu ilginin arkasında ne yatıyor?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), dünyanın en çeşitli hava ve füze savunma envanterlerinden birine sahip. ABD, İsrail, Güney Kore ve Rusya menşeli sistemlerin aynı ordu bünyesinde görev yaptığı bu yapı, Abu Dabi’nin tek kaynağa bağımlı kalmama stratejisinin en somut örneklerinden biri konumunda.

STM Banner

BAE envanterinde her irtifa ve tehdit tipine karşılık gelen bir katman bulunuyor. THAAD, atmosfer dışında balistik füzeleri engelleme kabiliyeti sağlarken; Patriot PAC-3, BARAK-8 ve KM-SAM hem hava soluyan hedeflere hem de balistik füzelere karşı angajman gerçekleştirebiliyor. Yakın hava savunma katmanında yer alan Pantsir-S1 ise hem BAE tarafından hem de vekalet güçleri eliyle aktif olarak kullanıldı.

Asıl Kritik Unsur: Radarlar

Hava tehdidinde önleyici füzelerden daha kritik olan unsur, bu füzeleri vaktinde tespit edecek radarlar. İran ile ABD/İsrail arasındaki savaş esnasında İran, BAE’de konuşlu bulunan ve değeri yaklaşık yarım milyar doları bulan ABD üretimi AN/TPY-2 tipi Erken Uyarı Radarı’nı imha etti.

Bu kayıp, BAE’nin “Entegre Hava ve Füze Savunma Mimarisi”nde çeşitli boşluklar oluşturdu. Söz konusu boşluklar, bazı acil tedarikler ve görevlendirmeler aracılığıyla giderilmeye çalışıldı. Ancak Abu Dabi’nin hedefi yalnızca boşlukları kapatmak değil; ilave yetenek kazanımı.

S-400’ün Cazibesi: Erken İhbar Kapasitesi

Bu noktada S-400 Triumf Hava Savunma Füze Sistemi’nin sensör bileşenleri öne çıkıyor. Sistemde yer alan 91N6E Big Bird Arama Radarı 600 kilometreye varan tespit menziline, 96L6E Cheese Board Erken İhbar Radarı ise 300 kilometrenin üzerinde menzile sahip. BAE, bu radarlarla erken ihbar kapasitesinin ciddi manada artacağı kanısında.

91n6e

Türkiye Örneği ve Entegrasyon Seçeneği

Türkiye, envanterindeki S-400’ü herhangi bir milli veya NATO ağına entegre etmeden “stand-alone” (bağımsız) konfigürasyonda kullanıyor. Bu durum, sistemin etkinliğini azaltıyor. Çok çeşitli ülkelerden hava ve füze savunma sistemi tedarik etme tecrübesine sahip BAE ise S-400’ü tedarik etmesi durumunda sistemi “bir ağa” entegre edebilir…

S-400’ün elbette Türkiye için de avantajları ve dezavantajları var. Dezavantajları herkesin bildiği gibi CAATSA ve F-35 ambargoları. ABD Başkanı Trump’ın Ankara Zirvesi esnasında yaptığı CAATSA açıklaması sonrasında, Türkiye’nin S-400’ü bu ambargolardan kurtulmak amacıyla farklı bir ülkeye satacağı yönündeki görüşler ve iddialar arttı.

Bu noktada, yurt dışı ve “Akdeniz” seçenekleri gündeme gelmişti.

BAE de öne çıkan bir seçenek…


Kaynak: SavunmaSanayiST.com

savunmasanayist-banner   arca savunma
Başa dön tuşu