Platformların Koruyucuları: İkaz Sistemleri ve Karşı Tedbir Sistemleri

Roketsan banner

İkaz Sistemleri ve Karşı Tedbir Sistemleri, bütün platformlar için hayati öneme sahiptir. Bir mühimmatın platformu hedeflediği anda tespiti, durumsal farkındalık için çok önemli bir parametredir.

Günümüz askeri sistemlerinde – başta havacılık olmak üzere – İkinci Dünya savaşından beri farklı güdümlü mühimmatların kullanılması giderek arttı. Özellikle soğuk savaş yıllarında birçok güdüm sistemine sahip füze geliştirildi. Bu füzelerin gelişmesine müteakip bu füzeleri algılayacak ikaz sistemleri ve işlevsiz hale getirebilecek karşı tedbir sistemleri geliştirilmeye başlandı.

Bu yazımızda, karşı tedbir ve ikaz sistemlerini basit bir şekilde mercek altına alacağız.

İkaz sistemleri

Laser Warning System (LWR)

m60
LİAS ve PULAT AKS entegre edilmiş M-60TM Tankımız, Suriye sokaklarında

Lazer İkaz Alıcısı (LWR / LİAS), pasif bir uyarı sistemine sahip uyarı sistemdir. Bu sistem çalışırken farklı optik bantlarda yer alan tehditleri algılar. Bu tarz sistemler hem tehdidin mesafesini ölçer hem de hedefin konumunu tespit eder. Bu ikaz sistemlerinde en önemli amaç, yüksek algılama hassasiyeti ve kısa tepki süresidir. Sistem devreye girdikten sonra mürettebata pasif ve aktif karşı tedbir imkânı sunar. Ülkemizde bu sistemin üretimi ASELSAN tarafından başarılmış ve T-129 ATAK Helikopteri ve M-60TM Ana Muharebe Tankı gibi birçok platformda kullanılma alınmıştır.

Radar Warning Receiver (RWR)

Radar İkaz Alıcı
F-16 savaş uçaklarında bulunan AN/ALR 69 Radar İkaz Alıcısı

Radar İkaz Sistemi, radar sistemlerinin yaydığı radyo dalgalarını algılama prensibi üzerinden çalışır. Özellikle hava platformları için olmazsa olmaz bir sistemdir. Kokpitte belirgin bir yerde bulunarak pilota/hava aracına tehdit edilmesini, sınıflandırılmasını ve pilotun hem sesli hem de görsel olarak uyarılmasını sağlar. Bu sistemler programlanmış hafıza sayesinde otomatik olarak karşı tedbir sistemlerini çalıştırabilir. Özellikle Düşman Hava Savunmasının Bastırılması (SEAD) ve Elektronik İstihbarat (ELINT) görevi icra eden uçaklarda daha sofistike RWR ekipmanları bulunur. Örneğin herkesin bildiği HTS (Harm Targeting System) de RWR mantığını temel alarak çalışır.

Missile Warning System (MWS)

HEWS

İkaz sistemleri arasında en yeni diyebileceğimiz bu sistem, farklı bir sistemdir. Füze çağının çıkışından beri havadaki uçak kayıplarının birçoğu kızılötesi yani IR güdümle düşürüldüler. Fakat IR güdümlü füzelerin radar güdümlü füzelerden farklı oluşundan ötürü tespit edilmesi zordu. Çünkü IR güdümlü füzeler, fırlatılmadan önce varlıklarına dair herhangi bir “kirlilik” yaratmazlar. Bundan ötürü de herhangi bir cihazda belirlenmezler. MWS sistemleri ise bu eksikliği kapatmak için üretilen sistemleridir. MWS sistemleri savaş uçaklarına yerleştirilmesi oldukça yenidir. MWS sistemleri uçaklardan daha ziyade helikopter ve pervaneli uçak gibi nispeten alçaktan uçan ve yavaş platformlarda, daha etkili çalışmaktadır. Fakat yeni yeni bazı savaş uçakları da bu sistemi kullanmaya başlamışlardır.

Karşı Tedbir Sistemleri

Flare

ATAK Flare

Flare’ler, IR güdüm denilen kızılötesi güdümlü füzelere karşı kullanılırlar. Magnezyumdan üretilen bu tedbir sistemi, uçaktan atıldıktan hemen sonra alev alarak yüksek sıcaklığa ulaşır. Bu şekilde yayılan yüksek ısı sebebiyle füzenin aldatılması sağlanır. Fakat özellikle alçak irtifa uçuşlarında füze atışı olmamasına rağmen IR güdümlü füzenin kilitlenmesini zorlaştırmak için de atılır. Flare atışı yapıldıktan sonra füzeden kaçmak için sert manevralar yapılmak zorundadır.

Uçakta MWS sistemi bulunmuyorsa flare kullanımı için füzenin atışının gözle görülmesi gerekir. Fakat son yıllarda IIR güdümlü füzelerin yaygınlaşmasıyla flarelerin etkinliği giderek azalmaktadır. Çünkü IIR güdümde sadece ısı yayan bölüm değil hava aracının tamamı bir hedef olduğundan flarelerin etkinliği azalmaktadır.

Chaff

F-35 Chaff

Chaff sistemleri, radar güdümlü füzelere karşı kullanılırlar. Genel olarak aliminyumdan üretilen bu metal parçalar, uçaktan atılınca tıpkı miniik folyo parçaları gibi etrafa dağılarak radar güdümlü füzenin radar dalgalarını bozarak pilota anlık kaçış alanları yaratmaya çalışırlar. Tıpkı flare atışında olduğu gibi bu anlık kaçış alanlarından doğan boşluklarda sert manevralarla füzenin kilit alanının dışına çıkılmaya çalışılır. Chaff atışlarında özellikle uçağın bulunduğu pozisyon önemlidir. Uçak hızlı ve yüksek irtifadaysa pilotun başarı şansı artar fakat pitbull noktasından sonra Chaff sistemlerinin etkisi çok fazla düşer.

Dırcm

Yukarıda anlattığımız gibi son yıllarda IR güdümlü füzelerin IIR güdümlü füzelere evrilmesiyle beraber flare tekniği sorgulanmaya başladı. IIR füzelerde bulunan gelişmiş sensörler ve görüntü işleme sensörleri sebebiyle IIR füzeler, flare ile motorun arasındaki ısı farkını ayırt edebilir seviyeye geldiler. Bu gelişmelerin üzerine çeşitli şirketler, DIRCM sistemlerini geliştirdiler. DIRCM sistemi füzenin arayıcı başlığına lazer ışınları göndererek IIR güdümlü füzenin güdüm sistemini bozarak füzenin sapmasını sağlar. Fakat bu sistemler de tıpkı MWS gibi yeni nesil sistemlerdir ve havacılık platformlarında kullanımı yeni yeni yaygınlaşmaktadır. Şu anlık sadece savaş uçakları arasında Su-57 DIRCM kullanabilme yeteneğine sahiptir.

Türkiye’de de bu alanda Meteksan Savunma tarafından çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir.

Radar Karıştırıcı Sistemler

Son zamanlarda kullanımı yaygınlaşan radar karıştırıcı sistemler de bir karşı tedbir sistemi olarak ele alınabilir. Bu sistemler, radar güdümlü füzelere veyahut radar sistemlerine karşı etkilidirler. Sistemin amacı, hedef platformu jam etmektir.

Türkiye’den Proje Örnekleri

SPEWS II

SPEWS II projesi, envanterimizde bulunan F-16C Block 50 uçaklarının RWR ve Radar Karıştırıcı sisteminin AN/ALQ-178V5+ ile donatılmasını kapsamaktadır. SPEWS II gelişmiş bir kendini koruma sistemidir. Yine proje başlangıcında uçaklara MWS sistemi de takılması planlanırken, bu içerik projeden çıkarılmıştır. Proje kapsamındaki uçaklar Konya EHTES’de denenmiş ve performansı çok yetenekli bulunmuştur. SPEWS II sisteminin göreve uygun olarak programlanabilmesi, tehdit veri kütüphanesinin kolayca güncellenebilmesi sistemin önemli yeteneklerindendir. Yine F-16D Block 50 uçakları için de AN/ALQ-211(V)9 AIDEWS Podu tedarik edilmiştir.

HEHSİS / HEWS Projesi

Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan sabit ve döner kanatlı hava araçları, HEWS Projesi ile hem ikaz hem de karşı tedbir sistemleri ile donatılmıştır.

ASELSAN A.Ş. ana yükleniciliğinde gerçekleştirilen proje; TSK envanterindeki sabit ve döner kanatlı hava platformlarını kızılötesi, lazer ve radyo frekansı güdümlü füze tehditlerinden korumak için Füze İkaz Sistemi, Radar İkaz Alıcısı Sistemi, Lazer İkaz Alıcısı Sistemi, Radyo Frekans Karıştırıcı Sistemi, Karşı Tedbir Atma Sistemi ve Süit Merkezi Yönetim Bilgisayarından oluşan entegre bir Elektronik Harp Kendini Koruma Sisteminin geliştirme, doğrulama, üretim, entegrasyon ve destek faaliyetlerini kapsamaktadır.

ÖNERİLEN İÇERİK: TUSAŞ’tan modernize edilmiş F-16 Blok 30 teslimatı


Yazar: Muhammed AYYILDIZ / SavunmaSanayiST.com

Meteksan Banner   Tualcom Banner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu