SSB 41 yaşında: Savunma Sanayiinde Büyük Dönüşüm

Savunma Sanayii Başkanlığı, 41. kuruluş yıl dönümünde Türkiye’nin savunma sanayiinde geçirdiği dönüşümü ve ulaştığı güncel verileri paylaştı.
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), 7 Kasım 1985’te başlayan kurumsal yolculuğunun 41. yıl dönümünde Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılıktan milli teknoloji geliştirme, üretim ve ihracata uzanan dönüşümünü değerlendirdi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını milli kabiliyetlerle karşılama hedefi doğrultusunda önemli bir mesafe kat ettiğini belirtti.
Savunma sanayiinde elde edilen başarıların güçlü kurumların, yetkin insan kaynağının ve ortak çalışma kültürünün eseri olduğunu vurgulayan Görgün, geçmişte savunma ihtiyaçlarını karşılamak için dış kaynaklara bağımlı olan Türkiye’nin bugün kendi mühendislik ve üretim kabiliyetleriyle çözümler geliştirdiğini, bunları dost ve müttefik ülkelerin kullanımına da sunduğunu ifade etti.

Görgün, Türkiye’nin geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi:
“Bir zamanlar yalnızca tedarik eden Türkiye’den, bugün tasarlayan, geliştiren, üreten, entegre eden ve ihraç eden Türkiye’ye geldik.”
Savunmada Dışa Bağımlılıktan Milli Teknolojiye
1985 yılında Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı olarak kurulan kurum, 1989’da Savunma Sanayii Müsteşarlığına, 2018’de ise Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığına dönüştü.
Türkiye’nin savunma sanayii tedarik yaklaşımı da bu süreçte önemli ölçüde değişti. 1990’lı yıllara kadar ağırlıklı olarak yurt dışından hazır alım yöntemi tercih edilirken, bu dönemde ortak üretim modelleri öne çıkmaya başladı. Sonraki süreçte ise yerli tasarım ve özgün geliştirme esaslı tedarik yaklaşımı giderek güç kazandı.

Bu dönüşümün önemli dönüm noktalarından biri, 2004 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde savunma sanayiinde tarihi dönüşüm yaşandığını belirten Görgün, 2002 yılında yüzde 20 seviyelerinde olan yerlilik oranının bugün yüzde 80’in üzerine çıktığını vurguladı.
Görgün, Türkiye’nin İHA‘lardan savaş gemilerine, hava savunmasından elektronik harbe kadar farklı savunma alanlarında kendi sistemlerini geliştirebilecek bir altyapıya ulaştığını belirtti. Bu kabiliyetlerin yalnızca ülkenin ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı kalmadığını, Türk savunma ürünlerinin uluslararası pazarlara da sunulduğunu ifade etti.

SSB’nin Modeli Diğer Ülkelere Örnek
Savunma Sanayii Başkanlığının yalnızca savunma sistemlerinin tedarikini gerçekleştiren bir kurum olmaktan çıkarak teknoloji geliştirme, üretim, sanayileşme ve ihracat süreçlerini bütüncül biçimde koordine eden bir yapıya dönüştüğünü belirten Görgün, kurumun kendine özgü modelinin uluslararası düzeyde de ilgi gördüğünü ifade etti.
SSB’nin ihtiyaç makamlarını, kamu kuruluşlarını, özel sektörü ve üniversiteleri ortak hedefler etrafında buluşturduğunu belirten Görgün, Ar-Ge’den tasarıma, üretimden ihracata kadar bütün süreçlerin koordinasyon içinde yürütüldüğüne dikkati çekti.

Görgün, bu kurumsal yapının farklı ülkeler tarafından da örnek alınmasının, Başkanlığın 41 yıllık birikimini ve Türkiye’nin savunma sanayii ekosisteminin ulaştığı seviyeyi gösterdiğini belirtti.
Proje Sayısı 1.500’e, Ciro 25 Milyar Dolara Ulaştı
Savunma sanayiindeki büyüme, sektörün proje hacmi, firma sayısı, cirosu ve Ar-Ge harcamalarına da yansıdı.
2002 yılında 56 firmanın faaliyet gösterdiği ve 62 projenin yürütüldüğü savunma sanayii ekosisteminde bugün 4 binin üzerinde firma bulunuyor. Proje sayısı yaklaşık 1.500’e ulaşırken, ihale aşamasındaki projeler de dâhil olmak üzere toplam proje hacmi 5,5 milyar dolardan 100 milyar doların üzerine çıktı.

Sektörün ekonomik ve teknolojik büyüklüğündeki değişim şu verilerle ortaya konuldu:
- Firma sayısı: 56’dan 4 binin üzerine çıktı.
- Proje sayısı: 62’den yaklaşık 1.500’e yükseldi.
- Toplam proje hacmi: 5,5 milyar dolardan 100 milyar doların üzerine çıktı.
- Sektör cirosu: 1,1 milyar dolardan 25 milyar dolar seviyesine ulaştı.
- Yıllık Ar-Ge harcamaları: 49 milyon dolardan 3,5 milyar doların üzerine çıktı.
Sektörün büyümesi istihdam rakamlarına da yansıdı. 2022 yılında yaklaşık 81 bin olan istihdamın bugün 135 bini aştığı belirtilirken, 2028 yılına kadar 158 bin kişilik istihdama ulaşılması hedefleniyor.

Savunma ve Havacılık İhracatında 40 Kat Artış
Millî savunma teknolojilerindeki gelişim, Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki konumunu da güçlendirdi.
2002 yılında 248 milyon dolar seviyesinde bulunan savunma ve havacılık ihracatı, 2025 yılında 10 milyar 54 milyon dolara ulaşarak yaklaşık 40 kat arttı.
2026 yılında da büyümesini sürdüren sektör, ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 artışla 1 milyar 140 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Yılın ilk 10 ayındaki ihracat 8 milyar 50 milyon dolara ulaşırken, ekim sonu itibarıyla son 12 aylık ihracat 11 milyar 357 milyon dolar olarak kaydedildi.
Son 14 yılda gerçekleştirilen savunma ve havacılık ihracatı, 2026 yılı ekim sonu itibarıyla yaklaşık 55 milyar dolara ulaştı. Bu tutarın 30 milyar dolardan fazlası ise 2023-2026 dönemini kapsayan son dört yılda gerçekleştirildi. Böylece son dört yılın toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 55’i aştı.
Türk savunma sanayii ürünlerinin NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere yüksek kalite ve teknoloji standartlarının arandığı pazarlarda tercih edilmesi, sektörün uluslararası konumunun güçlenmesinde etkili oldu.
Kaynak: SavunmaSanayiST.com


