COVID-19’un savunma sanayii sektörüne etkileri neler oldu?

Roketsan banner

İlk olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan ve kısa süre içerisinde bütün dünyayı etkisi altına alan Korona (COVID-19) Virüs Pandemisi, savunma ve havacılık sanayii sektörünü de derinden etkiledi.

Meteksan Savunma Uluslararası Satış, Pazarlama ve Kurumsal İtibar Direktörü Sayın Burak AKBAŞ’ın sektör profesyoneli olarak bu etkileri kaleme aldığı yazıyı, siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz.

“Küresel çapta yaşanmakta olan COVID-19 salgınının hem dünya hem Türkiye ekonomisinde ve tüm sektörler üzerinde önemli etkileri bulunuyor. Ülkelerin ulusal güvenliği için ürün ve hizmet sağlamakta olan ve bunu kesintisiz devam ettirmesi gereken savunma sanayii sektörüne yönelik salgının etkilerini veya önümüzdeki dönemde yaşanabilecek değişimleri tahmin etmek için henüz çok erken olsa da sektör üzerinde direkt veya endirekt etkileri olan bu krizin yönetiminde başarı getirebilecek bilgi ve verileri incelemek ve analiz etmek büyük önem taşıyor.

Peki, COVID-19 sonrası savunma sanayii sektöründe yaşanabilecek olası gelişme ve değişimler neler olacak, bu salgın şirketlerimizi önümüzdeki dönemde nasıl etkileyecek? Son bir ayda uzmanların yaptığı değerlendirmeleri ve gelişmeleri de göz önünde bulundurarak incelemeye çalışalım.

Meteksan Savunma Uluslararası Satış, Pazarlama ve Kurumsal İtibar Direktörü Burak AKBAŞ @MSI

1. Artık herkes önümüzdeki dönemde küresel düzeyde bir ekonomik daralmanın ortaya çıkacağından emin. Dünya’da toplam ihracat miktarı ve yatırımlarda büyüme hızları düşmeye başladı, küresel sanayii sektöründe daralmalar bekleniyor. Türkiye’de ise turizm ve ihracat gelirlerinin düşmesi, finansmana erişiminin zorlaşması, kur dengelerinin ve cari açığının olumsuz etkilenmesi, istihdam kaybının yaşanması ihtimalleri belirtiliyor. Bu tip bir ekonomik daralmanın, salgından fazla etkilenen ülkelerde savunma harcamalarına olumsuz etkisinin olabileceğini değerlendirebiliriz. Henüz net bir yorum yapmak adına erken olsa da önümüzdeki birkaç yıl için savunma bütçelerinin düşürülmesi ve bazı büyük projelerin tedarikinde ertelemeye gidilmesi gündeme gelebilir.

2. Salgının siyasi etkileri konusunda halen çok farklı görüşler olsa da birçok uzman küreselleşmenin etkisinin azalacağı, ulus devletleri ve milliyetçiliği güçlendireceğini değerlendiriyor. Bunun dolaylı etkisinin savunma ve güvenlik politikalarını güçlendireceği, kısa vadede düşmesi muhtemel savunma bütçelerinin, siyasi değişimler ile birlikte orta ve uzun vadede eskisine oranla daha da büyüyeceği ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.

3. Kısa vadede ülkemizde savunma bütçesinin azaltılması durumunda, savunma sanayii şirketlerimiz yerli projeler kapsamında olumsuz etkilenecek olmakla birlikte, diğer ülkelerdeki benzer savunma bütçelerindeki kısıntıların, 2023 yılı için koyduğumuz 10.2 Milyar USD ihracat hedefine de negatif etkisi olacağı düşünülebilir. Birçok şirketimiz bu hedefe katkı sağlamak adına uzun süredir uluslararası pazarda yoğun faaliyetler gösteriyorlardı. COVID-19 salgını nedeniyle birçok ihracat faaliyeti şimdiden durmuş ve Mart – Nisan dönemi yeni imzalanan ihracat sözleşmesi sayısının önemli düşüş gösterdiği tahmin ediliyor olsa da önümüzdeki dönemde dünya ticaretindeki değişimler, ekonomik daralmanın savunma bütçelerine yansıması ve seyahat kısıtlamalarının uzun döneme yayılması şirketlerimizin ihracat çalışmalarını daha da zorlaştıracaktır.

4. Elbette ihracat konusuna değinmişken, COVID-19 salgını nedeniyle ortaya çıkan uluslararası ilişkilerdeki değişimleri de dikkate almak gerekiyor. Birbirine siyasi olarak yakın ülkeler birbirlerine gereken desteği sağlamaz veya tıbbi malzeme konusunda anlaşmazlığa düşerken, bazı ülkelerin siyasi sorunları olan ülkelere bile yardım sağlamaları önümüzdeki dönemde ülkeler arası ilişkilerde de önemli değişimlerin ortaya çıkabileceği sinyallerini vermeye başladı. Bu durum ülkeler arası siyasi ilişkilerden en fazla etkilenen sektörlerden biri olan savunma sanayii sektörü ticaretine de kesinlikle yansıyacaktır. Elbette birçok ülkeye tıbbi malzeme desteği sağlayan Türkiye’nin salgın sonrası bu ülkeler ile ilişkilerinin olumlu etkileneceğini, bu durumun da uzun vadede ihracat rakamlarına olumlu etki göstermesi ihtimali olduğunu da göz ardı etmemek gerekiyor.

5. COVID-19 salgınının savunma sanayii sektörü üzerindeki önemli etkilerinden biri de salgının uzaması durumunda projelerin teslimatlarında gecikmelerin ortaya çıkması olabilir. Salgından etkilenen ülkelerde sokağa çıkma yasakları, geçici süre ile durdurulan fabrikalar, üretim tesisleri nedeniyle, uluslararası basında bazı ülkelerde sözleşmelerde yaşanan gecikmelere çözüm yolu bulmak üzere görüşmelere başlandığını okuyoruz. Ülkemizde de birçok savunma sanayii şirketimiz vardiyalı çalışma, evden çalışma, bazı personellerin izinli olması gibi modelleri hayata geçirdi. Bu gelişmelerin ve uluslararası tedarik zincirindeki yavaşlamanın yürütülen projelerde gecikmelere yol açmaya başlaması halinde önümüzdeki aylarda tedarik makamları ile şirketler arasında bir orta yol bulunacağını tahmin ediyoruz.

6. Savunma sanayii şirketlerimizin evden çalışma modelini belli ölçüde hayata geçirdiğini belirtmişken, aslında savunma sanayii sektörü için bunun uygulanabilirliği konusunda önemli zorluklar olduğunu da söylememiz gerekiyor. Öncelikli olarak donanım tasarımı, geliştirme, test, üretim gibi bölümlerde çalışan personellerin evden çalışmasının çok kolay ve mümkün olmadığı ortada. İkinci olarak da savunma sanayii şirketlerimiz Milli Savunma Bakanlığı’nın Savunma Sanayii Yönergesi doğrultusunda gizlilik derecesine sahip proje çalışmalarını şirket içerisindeki dışarıya tamamen kapalı bir ağ üzerinden gerçekleştiriyor. Bu kapalı ağ üzerinde bulunan dokümanların dijital ortama açılmasının mevcut imkanlar kapsamında mümkün olmaması nedeniyle, savunma sanayii sektörü için evden çalışma henüz etkin bir model olmaktan çok uzak.

7. COVID-19 salgını nedeniyle tüm sektörlerde evden çalışma ve internet kullanım oranları hızlı bir şekilde artıyor. Bu durumdan fayda sağlamak isteyenler kişiler veya örgütler de maddi ve manevi zarar verebilecek siber saldırıların sıklığını artırıyorlar. Yaşanan bu gelişme siber güvenlik alanında çalışan savunma sanayii şirketlerimize önemli fırsatlar vaat ederken, özellikle ülke güvenliği adına kritik öneme sahip projeleri yürüten savunma sanayii sektörünün ek önlemler almasını da mecburi hale getiriyor.

8. Uzmanların hem fikir olduğu konulardan biri de önümüzdeki dönemde biyosavunma alanına yapılacak yatırımların, devlet teşviklerinin ve ArGe çalışmalarının artacağı yönünde. Ülkemizde bu alanda hali hazırda yapılan çalışmalar bulunsa da, yeterli olduğunu söylemek kolay değil. Bu kapsamda biyosavunma alanının savunma sanayii şirketlerimiz için fırsatlar barındırdığını, bu konuda yapılacak çalışmaların şirketlerin büyüme hedeflerine olumlu katkı sağlayacağını değerlendirebiliriz.

9. COVID-19 salgını genetik, mikrobiyoloji, nanoteknoloji gibi alanlarda askeri ve sivil araştırma projelerinin, KBRN tehditlerine yönelik sistemlerin de önemini bir kez daha ortaya koymuş oldu. Örnek olarak nanobiyoteknoloji alanında faaliyet gösteren, KBRNp tespit ve teşhisine yönelik çalışmalar yürüten bir teknoloji şirketimizin, salgın ile mücadele kapsamında yerli ve milli imkanlarla COVID-19 hızlı test kiti geliştirme sürecinde olduğunu biliyoruz. Bu alanlarda faaliyet gösteren savunma sanayii şirketlerimizin hem yurtiçi hem de yurtdışı pazarda önümüzdeki yıllarda atılım yapması kuvvetle muhtemel.

COVID-19, Koronavirüs, COVID-19 Test Kiti, Nanobiz, COVID-19 Test Kiti

10. Savunma sanayii şirketlerimiz için diğer büyüme potansiyeline sahip alanların da sahra hastanesi, yüzer hastane, hasta ve malzeme nakliyesini sağlayacak platform ve sistemler olacağı değerlendiriliyor. Birçok ülkede silahlı kuvvetlerinin fiilen mücadele çalışmalarının içerisinde yer aldığını gördük. COVID-19 salgını sonrasında bu konularda silahlı kuvvetlerin alım yapacağını, geliştirilme veya modernizasyon projelerine kaynak ayıracağını öngörebiliriz. Hatta henüz birkaç gün önce ülkemizde bir askeri ve sivil gemi tasarım şirketimizin hastane gemisi için bir tasarım üzerinde çalıştığını sosyal medyadan öğrendik.

11. Salgın ile tüm dünyada artan termal kamera satışlarının, bu tip ürünler ve alt sistemlerini, parçalarını üreten şirketlere olumlu etkisi olduğunu gözlemliyoruz. Benzer bir durum da otonom sistemler için yaşanıyor, hem salgın ile mücadele, hem de lojistik amacı ile aktif olarak kullanılan insansız sistemlerin, robotların, salgın sonrasında da birçok alanda kullanımlarının önemli ölçüde artacağını söyleyebiliriz.

12. Tüm dünyada hemfikir olunan konulardan biri de COVID-19 salgını sonrasında sağlık endüstrisinde yerli üretimin öne çıkacağı ve yerli üreticiler için devlet desteği politikasının popülerlik kazanacağı yönünde. Bu noktada teknoloji şirketleri yerli geliştirme projeleri ve yaratıcı uygulamalarıyla devreye gireceklerdir. Sağlık Bakanımız 2019 yılı içerisinde yaptığı bir açıklamada, sağlık sektöründe ilaçta yüzde 54, malzemede yüzde 82, cihazda yüzde 84, aşıda yüzde 100’e yakın bağımlılığımızın olduğunu belirtmişti. Bu dışa bağımlılığın azaltılması için en doğru rol modelin savunma sanayii sektörü olduğunu ve savunma sanayii şirketlerimizin tıbbi cihazların yerli olarak geliştirilmesi veya üretilmesi için gerekli altyapılara belli ölçüde sahip olduklarını söyleyebiliriz. Şimdiden salgın ile birlikte güçlenen savunma ve sağlık sektörleri arasındaki işbirliğinin, salgın sonrasında da devam edeceğini, savunma sanayii şirketlerimizden elektronik ekipmanlar, devreler, görüntüleme ve görüntü işleme cihazları, mikro elektromekanik sistemler, kontrol sitemleri, tıbbi cihaz ve aletlerde kullanılabilecek malzemeler ve malzeme teknolojileri, kimyasal, biyoloji ve radyasyon ile ilgili teknolojilerdeki kazanımlarını sağlık sektörüne yöneltenlerin hızla artacağını düşünüyorum.

13. COVID-19 ile birlikte küresel çapta yaşanan sorunlardan biri de tedarik zincirinde oluşan sıkıntılar oldu. Yaşanan sıkıntıların önümüzdeki dönemde büyük uluslararası şirketlerin farklı ülkelerdeki tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmasını ve küçültmesi sonucunu doğurabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir değişimin hayata geçmesi durumunda küresel oyuncular için üretim yapan savunma sanayii şirketlerimizin olumsuz etkilenmesi gündeme gelebilir, buna da dikkat etmek ve önlem almak gerektiğini değerlendiriyorum.

SOM-B2
SOM Füzesi’nin Ardışık Delici Harp Başlığı

14. Tedarik zincirinden bahsetmişken, şirketlerimizin salgın döneminde yürüttükleri projeler için satın almayı planladıkları hammadde, ara malzeme, komponentleri tedarik etmekte sıkıntı yaşadıklarını da gözlemliyoruz. Bu tip tedarik sıkıntıları projelerin gecikmesine yol açarken, diğer taraftan şirketlere özellikle dışarıdan tedarik ettikleri kritik parçaları stokta tutmaları veya sürekli alternatif tedarikçiler ile çalışmaları yönünde bir uyarı niteliği de taşıyor. Tedarik zinciri uygulamalarında esneklik sağlayacak yöntemler geliştirilmesi bu tip kriz ortamlarından daha az etkilenmenin temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde savunma sanayii şirketlerimizin değişim yaşaması gereken noktalardan biri de tedarik zinciri yönetimi olarak öne çıkıyor.

15. Birçok devlet, virüsün yayılmasıyla mücadele etmek amacıyla farklı dijital uygulamaları hayata geçirmeye başladı. Blockchain, yüz tanıma veya veri madenciliği gibi teknolojik araçların devletler tarafından daha da etkin kullanılmaya başlandığı bir gelecek çok uzak görünmüyor. Bu tip uygulamaların vatandaşların etik ve demokratik yaşamını olumsuz etkileyeceği kesin olsa da, bu konularda çalışan şirketler için yeni fırsatlar barındırıyor.

16. COVID-19 salgının kısa vadede savunma sanayii sektöründe gördüğümüz etkilerinden biri de ulusal ve uluslararası ölçekte 2020 yılının ilk yarısında düzenlenmesi planlanan fuar, kongre, konferansların iptal edilmesi veya yılın ikinci yarısına ertelenmesi oldu. Artık eskisi gibi kalabalık fuarlar, konferanslar görecek miyiz bunu zaman gösterecek ancak fuarları satış ve pazarlama faaliyetlerinin öncelikli yapı taşlarından biri olarak gören şirketlerimizin pazarlama ve iletişim stratejilerini tekrar gözden geçirmesinde fayda var.

17. Son olarak, salgın süreci nedeniyle yerli projelerin imzalanmasında yaşanan gecikmeler, proje teslimatlarının gecikmesi ve bu kapsamda şirketlerin alacağı ödemelerin ertelenmesi, ihracattaki düşüş gibi etkenlerin şirketlerin finansal yapısını zayıflatmaya başladığını, özellikle salgına düşük nakit rezervi ile yakalanmış şirketlerde mali sorunlara yol açtığını tahmin etmek yanlış olmayacaktır. Bunu son madde olarak yazmış olmakla birlikte, kısa vadede COVID-19’un savunma sanayii şirketlerimize en önemli etkilerinden birinin finansal sıkıntılar olacağını söyleyebiliriz. Savunma sanayii şu anda birçok sektöre göre daha az etkilenmiş görülmekle birlikte, savunma sözleşmelerinin yüksek miktarlı sözleşmeler olduğunu ve COVID-19 ile ilgili en kötü durum senaryosunda potansiyel iş kayıplarının çok yüksek olabileceğini aklımızda tutmamız gerekiyor. Bu kapsamda hem devlet desteklerinin artırılması hem de şirketlerin finansal hedeflerini tekrar gözden geçirerek, bu hedeflere ulaşılamaması durumunda alınacak önlemleri belirlemesi gerekiyor.

Salgın ile mücadele konusunda sürekli örnek olarak dile getirilen Kore Cumhuriyeti’nin savunma tedarik makamı DAPA, Nisan başında savunma sektörü şirketleri ile bir ara gelerek bir komite oluşturmak ve salgının etkilerini azaltacak bir yol haritası kararlaştırmak üzere bir karar aldı. Türkiye’de de devlet kurumlarının, savunma sanayii derneklerinin, kümelenmelerin, şirket yöneticilerinin bir araya gelerek COVID-19 salgınının orta ve uzun vadeli olası etkilerine yönelik bir çalışma yürüteceğini ve bir yol haritası çizeceğini düşünüyorum. Savunma sanayimizin ulusal güvenliğimiz için kritik öneme sahip olduğunu bir kez daha belirtmek istiyor,

Türkiye’nin bu süreçten daha da güçlenerek çıkacağını, sadece savunma sanayinde değil tüm sektörlerde küresel gücünü artıracağını umut ediyorum.”

Burak AKBAŞ

Sayın AKBAŞ’a, değerli görüşleri için okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz…


 

Meteksan Banner   Tualcom Banner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu