İlk Milli Seyir Füzemiz “SOM” ve Yunanistan’ın Seyir Füzesi “SCALP”

Roketsan Banner

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Ocak 1997’de siparişini verdiği S-300 füzelerinin Kıbrıs’a yerleştirileceğinin açıklanması, Türkiye ve Yunanistan arasında yeni bir güvenlik tartışmasını gündeme getirmişti. Etkili bir hava savunma silahı olan S-300 sisteminin adaya gelip aktif olduğu andan itibaren ise Türkiye’ye karşı direkt bir askeri tehdit oluşturacaktı. Bu durumda, Türkiye’nin Kıbrıs bölgesinde bugüne kadar mutlak hava harekat üstünlüğü ile KKTC’ye ve adadaki Türk birliklerine sağladığı hava örtüsü olumsuz şekilde etkilenecekti.

Bunun önüne geçmek adına yapılan askeri ve siyasi girişimler sonunda S-300 sistemi, Yunanistan’ın Girit Adası’na konuşlandırılmış ve o zamandan beri adada bulunmaktadır. NATO radar ağından bağımsız kendi radarı ile kullanılan sistem İsrail tarafından eğitim amaçlı kullanılmış ve Yunan tarafının sistemi modernize etme isteği olduğu da bilinmektedir. Güney Kıbrıs’ın açık kaynaklara göre envanterinde; TOR-M1, Aspide-2000 ve 9M317 füzeli BUK-M1/2 orta menzilli yüksek irtifa hava savunma sistemleri bulunuyor.

güney kıbrıs hava savunma

Gerek Yunanistan’ın gerekse komşularımızın 100+ km gibi füzelerle uçaklarımıza tehdit oluşturacak uzun menzilli hava savunma sistemlerine sahip olması/olmak istemesi, Türk Silahlı Kuvvetlerini bu tip sistemleri güvenli mesafeden etkisiz hale getirecek füze sistemlerine sahip olma ve milli füze sistemleri geliştirme çalışmalarına yöneltmiştir.

Ege Denizi’nin iki yakası arasındaki birbirine karşı silahlanma çalışmaları, Yunanistan için daha çok hazır alım şeklinde olmaktayken ülkemiz için bir miktar hazır alıma ilave olarak dışa bağımlılığı azaltarak sınırlamaların önüne geçmek için milli silahlara yatırım yapmak şeklinde olmaktadır.

Türk Hava Kuvvetleri’nin uzun menzilli mühimmat tedarik çalışmaları kapsamında ilk olarak İsrail ile yapılan F-4E modernizasyonu kapsamında tedarik edilen POPEYE-1 füzeleri ile yüksek irtifadan atıldığında 100+km menzile ulaşabilen bir hassas güdümlü füze envantere girmişti. Zeytin Dalı Harekatı sırasında terör örgütünün silah ve mühimmat depoladığı mağarayı, hassas hedefleme kabiliyeti ile mağaranın ağzından içeri girerek imha eden F-4E 2020 Terminatör uçağımızdan atılan POPEYE füzesidir.  İkinci çalışma ile envanterdeki F-16 Blok 50+ uçaklarımız için yüzey ve deniz hedeflerine karşı kullanılabilen 48 adet 250+km menzilli SLAM-ER füzesi tedarik edilmiştir.

Bunlardan çok daha önemli olan asıl çalışma ise TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilen ve ROKETSAN tarafından üretimi yapılmakta olan SOM (Stand-Off Missile/Satha Atılan Orta Menzilli Füze) çalışmasıdır.

K SOM Seyir Füzesi

SOM Seyir Füzesi

TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilen SOM füzesi; F-4E 2020, F-16 ve MMU/TFX gibi gelecekte kullanılması planlanan, uçaklarımızın hava savunma sistemlerinin etkili menziline girmeden hedeflerini yüksek isabet oranı ile vurulmasını sağlayan, sabit yüzey hedeflerine ve hareketli su üstü hedeflere karşı etkin bir şekilde saldırı kabiliyeti bulunan uzun menzilli (250+km), havadan satha atılan Turbojet motorlu seyir füzesidir. 2006 yılında başlayan proje çalışmalarında, 2011 yılından itibaren ilk füzeler Türk Hava Kuvvetleri’nin kullanımına girmiştir.

Füzelerin hedefe ulaşmak için kullandıkları seyrüsefer ve güdüm sistemleri ile kullandıkları harp başlıkları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Tabloda bulunmayan ancak Geliştirme süreci devam eden C1 ve C2 modellerinde, Meteksan Savunma tarafından geliştirilen KEMENT Taktik Data-Link (TDL) ile veri bağı kabiliyeti de bulunacaktır.

Füzelerde kullanılan Kızılötesi Görüntüleyici Başlık (IIR Seeker) sayesinde, düşman elektronik savunma sistemlerinin füzeyi aldatma etkisi asgari seviyeye indirilmekte ve isabet oranı arttırılmaktadır.

Füzenin en önemli parçalarından biri olan motoru, Fransız Safran üretimi TR40 Turbojet motorudur. Bu motor aynı zamanda Fransız anti gemi füzesi MM-40 Blok III Exocet’te ve Kongsberg tarafından geliştirilen NSM Anti-Gemi füzesinde de kullanılmaktadır.

Bu füzeler, açık kaynaklarda 250+km menzilli olarak belirtilmekle beraber motorun kullanıldığı füzede kullanacağınız yakıt miktarı, füzenin ağırlığı, aerodinamiği, uçuş irtifası, düz veya düz olmayan bir rota kullanması gibi değişkenler menzili etkilemektedir.

Füzelerde kullanılan motorun yabancı menşeili olması nedeniyle Kale Havacılık ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında 2012 yılında Kale 3500 Turbojet Motoru sözleşmesi imzalanmış ve Kale Arge, Türkiye’nin ilk milli turbojet motorunu başarıyla geliştirmiştir.

Kalifikasyonu tamamlanan ve seri üretime geçen Milli Turbojet Motoru KTJ-3200, bu yıl teslim edilecektir. Motorun; SOM-A, SOM-B1, SOM-B2, SOM-C1/C2 (gemisavar modelleri) ve SOM-J ile milli gemisavar füzeleri ATMACA Blok I/II’de kullanılması planlanıyor.

SOM füzelerimizin mevcut ulaşabildiği 250+km menzil, su üstü hedeflere karşı kullanılabilirlik ve veri bağı kabiliyeti (SOM-C1/C2) ile Patriot (Yunanistan), S-300 (Yunanistan ve İran) ve S-300/400 (Suriye/Rusya) gibi uzun menzilli hava savunma sistemleri kullanan komşularımız ile yaşanabilecek sorunlarda uçaklarımız tarafından kara ve deniz hedeflerine karşı hava savunma sistemlerinin menziline girmeden saldırı yapma kabiliyetimiz bulunmaktadır.

YUNANİSTAN’IN DERİN VURUŞ KABİLİYETİ

Biz kendi özgün sistemlerimizi geliştirirken, Ege’nin karşı kıyısında bulanan komşumuz Yunanistan “derin darbe” yeteneği kazanmak için 2004 yılında Mirage 2000-5 Mk.II (10 adet) ve Mirage 2000-5EB Mk.II (5 adet) uçaklarında kullanmak üzere 34 adet (SIRPI kayıtlarına göre 90 adet olabilir, daha fazla füze sahibi olması olasıdır) Fransız Matra ile İngiliz BAE Dynamics firmaları tarafından oluşturulan MBDA Avrupa konsorsiyumu üretimi SCALP (STORM SHADOW) füzesi satın almıştır.

SCALP-EG seyir füzesi, uluslararası alanda STORM SHADOW adı altında daha çok tanınmaktadır. Geçmişi 80’li yılların başına kadar uzanan gelişim sürecinde, 1983 yılında APACHE tipi parça tesirli mühimmat sisteminin geliştirilmesine yönelik Alman-Fransız projesinden 1988 yılında Almanya çekilince, Fransa yoluna önce yalnız devam etmek zorunda kalmıştır.

APACHE füzesinin birkaç versiyonunun geliştirilmesini takiben, Fransız Matra firması, İngiliz British Aerospace ile birleşince 600 km menzilli bir seyir füzesinin İngiliz (1997) ve Fransız (1998) muharip hava unsurlarının ihtiyaçlarına yönelik geliştirilmesine karar verildi.

SCALP-EG, bir defa ateşlendikten sonra radar sistemleriyle tespit, teşhis, takip ve tahribi çok zor, hatta günümüzdeki yerleşmiş mevcut hava savunma sistemleri ile imkansıza yakın bir seyir füzesidir ve ateşlendikten sonra pike yaparak veya çok alçak irtifaya inerek bu irtifadan ilerlemesinden ve kısmen tasarımından dolayı “stealth” özellikli olduğu iddia edilmektedir.

Bir adet TR60-30 turbojet motoru ile ses hızının altında süratle hedefine alçak irtifadan yönelen bu at-unut prensibine uygun seyir füzesinin güdüm kontrol sistemi, ataletsel seyrüsefer (INS), uydu navigasyon (GPS), yüzey tarayıcı (TERPROM) ve son terminal fazı için gelişmiş pasif kızılötesi alıcı (IIR) tabanlıdır.

Füze yüzey tarama sistemi (TERPROM) yardımıyla alçak irtifadan yaklaşık 1000 km/h süratle hedefine yönelerek, yaklaşma fazında füzenin son derece gelişmiş pasif kızılötesi (IIR) alıcısı devreye girer (SOM-B1 ve B2).

Öncelikli olarak stratejik ve/veya zırhlı sabit yer hedeflerine karşı kullanılan bu füze, gerektiğinde uzaktan radyo dalgaları ile eşzamanlı olarak yeniden programlanarak son anda başka hedeflere de yönlendirilebilmektedir.

STORM SHADOW/SCALP-EG füzesinin tahrip gücü yüksek harp başlığı da oldukça etkilidir, zira iki konvansiyonel patlayıcı ünitesinden oluşan BROACH prensipli kademeli bir harp başlığına sahiptir (SOM-B2).

Yunanistan-Mirage-2000

Füze hedefine ulaştıktan sonra, hedefle fiziki temas sonrası kademeli olarak önce birinci harp başlığı devreye girerek varsa hedefin zırhını delmekte ve sonrasında örneğin sığınak gibi hedeflerin derinliklerinde ana harp başlığı infilak etmektedir.

Bu sayede zırhlı ve/veya sığınak tipi hedefler etkili bir şekilde imha edilebilmektedir. Füzede ayrıca ihtiyaca göre parça tesirli harp başlığı da kullanılabilmektedir (SOM-A ve B1)

Hassas güdümlü bu füzenin hedefini şaşırma payı (CEP) yaklaşık 1 metredir ki füzenin harp başlığının yarım tona yakın olduğu ve 350 km kadar uzaklıktan atılabildiği göz önünde bulundurulursa, pratikteki tehdidin boyutu gözler önünde biraz daha somutlaşacaktır.

Yunan SCALP füzelerinin menzili birçok kaynakta 250+ km olarak geçse de, gerçek menzili, yukarıda da belirttiğimiz faktörlerle de bağlantılı olarak 350+ km’ye kadar artabilmektedir.

SCALP-EG tipi seyir füzelerinin 25 adet (15+10) Mirage 2000-5 Mk.II av-bombardıman maksatlı jet uçakları üzerindeki sertikasyonla (yeni tedarik edilen Rafale uçakları da kullanabileceklerdir), şu an itibariyle Yunan Hava Kuvvetleri bu jetlerle Türk Hava Sahasına yaklaşmadan, başta Marmara, Ege ve Batı Akdeniz Bölgeleri olmak üzere, K.K.T.C.’ye de rahatlıkla erişebilme imkanını elde etmiş bulunmaktadır.

SCALP-EG füzeleri sayesinde Yunanistan’ın maksimum 350+ km gibi bir menzilden yer hedeflerini imha etme kabiliyeti kazanması, Ege’deki Türk-Yunan askeri dengesi açısından göz ardı edilmemesi gereken stratejik bir husustur. Bundan dolayı Yunanistan ve/veya başka bir ülke tarafından yapılacak olası seyir füzesi saldırılarına karşı askeri ve sivil önemli tesislerin savunması için entegre ve katmanlı bir hava savunma sistemleri yapısına ihtiyacımız bulunmaktadır.

Bu amaçla geliştirilen ve üretim süreçleri devam eden çekili ve mobil (KORKUT) parçacıklı mühimmat atabilen 35mm top sistemleri, Hisar A/O ailesi ve bunları destekleyecek radar sistemlerinin kısa süre önce envantere girmiş olmaları ve operasyonel olması çok önemlidir. Bu sistemler aynı zamanda envantere giren ve eğitim süreci devam ettiği belirtilen S-400 hava savunma füze sisteminin de koruyucusu olacaklardır. Bu sayede sistem kendi radarına bağlı olarak çalışmanın yaratacağı handikapları da etrafında oluşturulacak sağlam bir savunma hattı ile azaltacaktır.

Seyir füze teknolojisinin yayılmasının önlenmesi anlaşmasına imza atan ülkelerden Fransa ve İngiltere, Yunanistan’a satılan SCALP-EG füzelerinin bu anlaşma çerçevesinde menzilinin maksimum 350+ km civarında olacağını belirtseler de, bu füzelerin teorik olarak gerektiğinde 600+ km gibi bir menzil potansiyelinin olduğu, uzman çevreler tarafından sürekli doğrulanarak vurgulanan ayrı ciddi bir husustur.

Her iki füze sistemi menzil özellikleri dışında hemen hemen aynıdır ve her iki Hava Kuvvetlerine derin darbe ve nokta atışı kabiliyeti kazandırmıştır. Türk Hava Kuvvetleri’nin avantajı SOM füzesinin yurtiçinde geliştirilmiş olması, füze üzerindeki iyileştirmelerin tarafımızca yapılacak olması ve sınırlı miktarda hazır alım yapabilen Yunanistan’ın aksine üretim sınırının bulunmamasıdır. SOM Füzesi, elde edilen tecrübelere binaen halen yeni özellikler kazanmaktadır.

ÖNERİLEN İÇERİK: SOM-J ve SOM-B1 Füzelerinden Tam İsabet


Kaynak: SavunmaSanayiST.com

Meteksan Banner   Tualcom Banner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu