Füze Platformlarındaki Güdüm Sistemlerine Bakış

Roketsan banner

Güdüm sistemleri, temelde iki dala ayrılır. Bunlar; hareketli hedefler için olan sistemler (Go-Onto-Target, GOT) ve hareketli olmayan hedefler (Go-Onto-Location-In-Space, GOLIS) için tasarlanmış sistemler olarak karşımıza çıkarlar.

Hareketsiz Hedefler İçin Güdüm (GOLIS):

Bu tip sistemler genellikle düşmana ait binaların, fabrikaların, hareketsiz hedeflerin ve pistlerin hedef alınmasında kullanılır. Hedef takibine yönelik teknolojik sistemleri içinde barındırmaz zira hedefler hareketsiz olduğundan buna ihtiyaç yoktur. Bu sistemler de kendi içerisinde üç ayrı dala ayrılırlar. Bu dallar; Konum Düzetlmesi Almayan, Yapay Kaynak Düzeltmesi Alan ve Doğal Kaynak Düzeltmesi Alan sistemlerdir.

Düzeltme Almayan Sistemler:

Düzetlme Almayan Güdüm sistemleri de kendi içerisinde ikiye ayrılırlar; Ataletsel Güdüm ve Programlanmış Güdüm.

Ataletsel Güdüm Sistemi (Inertial Guidance):

Ataletsel Güdüm Sisteminde (Inertial Guidance), duyargalar sayesinde ateşlenmenin yapıldığı konumdan ne kadar mesafe ve hangi yönde ilerlendiği hesaplanabilmektedir. Böylelikle platformun konumu güncel tutulmaktadır. Tabii bu güdüm sistemine sahip platformların etkin kullanılabilmesi için istihbaratın önemli bir yer tuttuğu da açıktır.

Ataletsel Güdüm Sistemi, platformun hızının büyüklüğünü ölçmek için sürat ölçer; yüksekliği ölçmek adına altimetre ve yönünü ölçmek adına cayro pusula gibi duyargalardan yararlanır. Bu duyargalar (sensör) arasında tercihen bazı değişikler olabilir, sürat ölçer yerine ivmeölçer kullanılan sistemler de mevuttur. Önceden belirli olan başlangıç konumu ve hedef konum, sürekli olarak mevut konumla karşılaştırılır ve bu yapılırken düzlemde gerçekleştirilen yunuslama (burun aşağı-burun yukarı) momentleri gibi parametler de hesaplamalara dahil edilir. Günümüzde bu güdüm sistemi için AÖB denilen Ataletsel Ölçü Birimi, üç adet ivmeölçer, üç adet dönüölçer (yön) bulunan ünitleler kullanılmaktadır.

Dünya genelinde oldukça yaygın olan AÖB, ülkemizde Roketsan’ın tasarladığı ve ürettiği füzelerde de mevcuttur. ABD üretimi RIM-161 füzesinde de bu güdüm sistemi diğer güdüm sistemleriyle birlikte kullanılmaktadır. Bu füze tam 9 Mach yani ses hızının 9 katında seyir icra edebilmektedir.

AÖB

Programlanmış Güdüm Sistemleri (Preset Guidance)

Programlanmış Güdüm Sistemleri (Preset Guidance), ataletsel sistemin aksine seyir halindeyken hesaplama yapmaz, hesaplamalar ateşlemeden önce yapılır ve programlanır. Sonrasında herhangi bir şekilde kontrol edilemez, değişiklik yapılamaz.

Genel manada düzeltme almayan sistemler, dışarıyla bilgi akışına kapalı olduğundan yüksek derecede güvenlidir; teknolojik olarak ise daha az gereksinime sahip maliyeti düşük sistemler olduğu söylenebilir ancak hesaplamaların ehemmiyeti hayli fazladır. En ilkel güdüm sistemlerinden biri olduğunu da söylemek gereklidir. Sistemin tek yaptığı şey füzenin önceden belirlenen uçuş yolunu takip etmesini sağlamaktır.

Proglanmış-Güdüm

Yapay Düzeltme Alan Sistemler:

Yapay düzeltme alan sistemler, GLONASS ve GPS olmak üzere ikiye ayrılırlar. Füzenin anlık konumu, GPS veya benzeri bir konumlandırma sistemi tarafından düzeltmeler alır ve buna göre göre hareketi düzenlenir. Ancak bu yapılırken çeşitli yollarla düşman tarafından sabote edilmesi, sistemin köreltilmesi de mümkündür. Örnek olarak HOPE/HOSBO verilebilir.

GPS ve GLONASS uydu konumlandırma sistemleriden GPS, Amerikan ve GLONASS ise Rus menşeilidir. İki sistem de benzer olmak üzere konumu koordinat sistemi parametrelerince bildirir. Bazı güdüm sistemlerinde hem GPS hem de GLONASS verileri kullanılır. Bunda herhangi bir anda füzenin daha çok uydudan veri alabilmesi, daha hassas konumlandırma yapılması mümkündür.

Doğal Düzeltme Alan Sistemler:

Adından anlaşılacağı üzere daha çok doğadan ve yeryüzünden yararlanılan sistemlerdir. Ön plana topografya (yeryüzü şekilleri), yıldız gözlemi gibi parametreler çıkmaktadır. Daha önceden güdüm sistemine aktarılan haritadaki yer şekillerinin karakteristiği ile radar altimetresi veya dijital kameralarla elde edilen irtifa bilgisinin karşılaştırılması sonucunda konumun belirlenmesidir.

Genel manada Topografik ve Fotografik olarak ayrılabilir ancak Astronomik unsurlardan veya yeryüzündeki manyetizmadan yararlanan sistemler de mevuttur. Özellikle astronomik manada yıldız haritalarından yararlanan güdüm sistemleri her ne kadar günümüzde kullanılmasa da geçmişte SM-62 Snark ve AGM-48 Skybolt olarak kaşımıza çıkmıştır. Genel manada güdüm sistemine tanımlanan referans yıldız konumlarıyla sefer sırasında sistem tarafından gözlemlenen yıldızlar arasındaki sapmalar sayesinde konum güncellemesi gerçekleştirilir. Topografik güdümlerde doğruluk ataletsel güdüme göre daha verimlidir. ABD donanmasının biriciği BGM-109 Tomahawk füzeleri de bu iki sistemden birlikte yaralanır. Erken aşamada ataletsel, orta aşamada ise topografik güdüm sistemi kullanılır.

Tomahawk

Hareketli Hedefler İçin Güdüm (GOT)

Hareketli Hedefler İçin Güdüm (GOT), ‘Uzaktan’ Güdüm ve ‘Hedefle Güdüm’ olmak üzere ikiye ayrılırlar. Genellikle kara araçları, gemiler, uçaklar hatta bazen yine güdümlü füzeleri bertaraf etmek amacıyla kullanılırlar.

Uzaktan Güdüm(RCG):

Uzaktan Güdüm, huzme bindirmeli ve komuta güdüm olmak üzere ikiye ayrılır. Komuta güdüm (command guidande), radyo dalgaları ile füzeye yönlendirilme yapılmasıdır. Eğer hedef görüş hattı içerisindeyse komuta güdüm, hedefteki açısal yer değiştirmelere yönelik düzeltmeleri 4 farklı kolda yapabilir. Bunlar; otomatik, yarı-otomatik, yarı-manuel ve manuel güdümlemelerdir.

Otomatik güdümlemede hedefe yönelik açısal yer değiştirmeler takip sırasında direkt olarak güncellenir ve konum bilgileri yeni vektörlere göre tekrardan hesaplanır.

Manuel sistemlerde ise bu açısal yer değiştirmeler bir insan tarafından uzaktan kontrol edilerek yapılır.

Yarı-otomatik ve yarı-manuel sistemlerde ise hem operatörün hem de platformun paydaşlığı söz konusudur.

Görüş hattı dışındaki durumlar genellikle uzun menzilli güdümlemeler doğrultusunda göz önüne alınır. Burada ise iş bölümü füze ve radar arasında gerçekleşir. Burada radar özellikle mesafe bilgisini füze ile paylaşması doğrultusunda mühim bir görev üstlenir. Böylece hedefe olan uzaklığı ölçümleyebilen füze kendisini hedefe doğru bir şekilde yönlendirebilir, bu açıdan füze ve radar birlikte düşünülmelidir. MIM-104 Patriot, RIM-162, 174 gibi birçok sistemde kullanıldığı söylenebilir.

Komuta-Güdüm

Huzme bindirmeli güdüm sistemleri, genellikle daha kısa menzillerde kullanılır. Zira bu güdüm sistemlerinde genellikle füzenin arkasında bulunan bir algılayıcı ile platform tarafından yapılan yayın algılanır. Bu yayın radar olabilmekle beraber lazer de olabilmektedir. Fakat lazer güdümü kullanılan kablo nedeniyle kısa bir menzile sahiptir. Avantajı, hata payının düşük olması olsa da menzilinin çok kısa olması da dezavantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden genellikle karada kullanımı yaygındır, tanksavar füzeleri örnek verilebilir.

Huzme-Bindirmeli-Güdüm

Hedefle Güdüm(HG)

Hedefle güdüm sistemleri aktif, yarı aktif, pasif ve füze vasıtasıyla takip olmak üzere dört kolda incelenir.

Aktif sistemlerde (active radar homing guidande) füze içerisinde bulunan dahili radardan yararlanılır. Füzenin aerodinamik yapısı gereği yüzeyde oluşacak her türlü süreksizliğin yaratacağı performans sorunları nedeniyle küçük alıcılar kullanılır. Bu alıcıların küçük olması ise radar izi küçük olan düşman araçları için dezavantaj oluşturmaktadır. Radar izi, radara yakalandıkları kesit alanıyla doğru orantılıdır, bu nedenle cisimler büyüdükçe güdümün isabet oranı artar. Bu sebeple aktif güdüm sistemlerinin deniz platformlarına karşı kullanılması yüksek başarı sağlar ancak bu hava araçlarına karşı kullanılmayacağı anlamına da gelmez. Birçok havadan havaya füze veyahut yerden havaya füze, aktif radar arayıcı başlık kullanmaktadır.

Hedefle-Güdüm

Yarı aktif sistemlerde ise füzede bir radar sistemi bulunmamakta ancak platform radar yayını algılanabilmekte ve güdüm bu doğrultuda gerçekleşmektedir. Bu sistemlerde füze içerisinde aktif radar cihazı bulunmadığından bir hafifleme ve dolayısıyla Mach değerinde bir artış ve ivmelenmesinde bir artış olduğu söylenebilmektedir. Bu sistemin dezavantajı ise radar yayını yapan platformun saldırılara açık olması ve ekstra olarak uzun menzilde radar yayınının bozulması nedeniyle kullanılamaması söylenebilmektedir. Hem avantajları hem de dezavantajları doğrultusunda bu sistemler daha çok hava araçlarına karşı kullanılır. SM-1 , AIM7 Sparrow örnek olarak verilebilir.

Pasif güdüm sistemlerinde ise kullanılan takip metodu; RF, kızılötesi veya optik ize duyarlılıkla yürütülür.

Kızılötesi güdüm dendiğinde ise akla ısıl iz gelmelidir (Image Infra-Red Guidance). Daha önceden hedefin ısıl görüntüsü füzenin belleğine yüklenir, böylece hedefin karakteristik ısıl görüntüsü menzile dahil olduğunda füze hedefe yönelebilir. Örneğin jetlerin nozzle’larındaki sıcaklık değeri hayli yüksektir. Bu tür sistemlerin zaafı genellikle ısıl kaynakların manipülasyonudur. Yani herhangi bir ısı kaynağının ki güneş olabilir, sistemi yanlış yönlendirmesi veya hedefin soğuk bir cismin arkasına geçmesi buna örnek olabilir.

Retransmission homing, yani füze ile yapılan güdüm. Bu güdüm sistemi yarı-aktif radar, aktif radar ve komuta güdüm sistemlerinin birleşimi olarak düşünülebilir. Ateşleme platformu tarafından bir radar yayını yapılır. Bu radar yayını hedeften yansır ve bu yansıma füze tarafından toplanır. Daha sonra füze bu bilgiyi tekrar platforma gönderir, platform da bu bilgileri değerlendirerek  füzeyi tekrar kontrol eder.

Retransmission-Güdüm

OMGS Füzesi ve Gemisavar Füzelerimizin Güdüm Sistemleri


Ali Gölge / SavunmaSanayiST.com

Meteksan Banner   Tualcom Banner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu